Create a free blog, web site, photo album, guestbook, earn money, share things with your friends!
Login | Sign Up 

Solders

Değerli Türk Bilim Adamları

Değerli Türk Bilim Adamları

Ali Kuşcu, Takuyiddini, İbni Sina, Harezmi, El Biruni, Cemşid, Kadızade el rumi, Piri Reis, Farabi, L. Hasan Çelebi, Ömer Hayyam, Cezeri, Fergânî, Cabir ibn Hayyan, G. İsmail Efendi, Bettani, Abdulhamid B. Vasi...


1900 Sonrası Türk Bilimadamları

Cahit Arf - (Matematik)
Ali Rıza Berkem - (Kimya)
Jale İnan - (Arkeoloji)
Erdal İnönü - (Fizik)
Semahat Geldiay-(Zooloji)
Mustafa İlhan - (Tıp)
AyÅŸe Erzan - (Fizik)
Fikret Kargı - (Kimya)
Cavit Erginsoy - (Fizik)
Refik Kortan - (Fizik)
Sevim Ercan - (Tıp)
Erhan Çınlar - (Matematik)
Ziya Akçasu - (Mühendislik)
Rüştü Kazım Türker - (Farmakoloji)
Selman Akbulut - (Matematik)
Gazi Yaşargil - (Tıp)
Alaeddin Akçasu - (Farmakoloji)
Mehmet Erbudak - (Fizik)
Atilla Ertan - (Tıp)
Gündüz İkeda - (Matematik)
Sırrı Erinç - (Yerbilim)
Nimet Tahsin Özgüç - (Arkeoloji)
Sedat Alp - (Hititoloji)
İhsan Ketin - (Yerbilim)
Refik Fenmen - (Mühendislik)
Paris Pişmiş - (Gökbilim)
Remziye Hisar - (Kimya)
Kamile Şevket Mutlu - (Tıp)
Asım Orhan Barut - (Fizik)
Muzaffer Aksoy - (Tıp)
Temel Çokoloz - (Kimya)
M. Orhan Öztürk (Psikiyatri)
Dilhan Eryurt (Gökbilim)
Halet Çambel (Arkeoloji)
Halil İnalcık (Tarih)
Bahattin Baysal (Kimya)
Ekrem Akurgal (Arkeoloji)
Ata Nutku (Mühendis-Gemi Yapımı)
Mübeccel B. Kıray (Sosyoloji)
Semavi Eyice (Sanat Tarihi)
M. Orhan Öztürk (Psikiyatri)
Tevfik Karabağ (Böcekbilim)
Feza Gürsey (Fizik)
İhsan Ketin (Yerbilim)
Cahit Arf (Matematik)
Mustafa İnan (Mühendislik)
Cavit Erginsoy (Fizik)
Prof Dr Oktay SinanoÄŸlu - (Kimya) link1
Prof Dr Oktay SinanoÄŸlu - (Kimya) link2
Prof. Dr. Osman Tosun (Ziraat-Genetik)
Ahmet Topkaya (DiÅŸ HekimliÄŸi)
Baltacıoğlu (Yazınbilim)



Ek olarak:Erzurumlu İbrahim Hakkı, Mimar Sinan, Mevlana Celaleddin Rumi, Prof. Dr. Ahmet Yüksel Özemre (Atom Muhendisi)






CAHİT ARF


Ülkemizde matematiğin simgesi haline gelen Cahit ARF 1910 yılında Selanik'te doğdu. 1932 yılında Galatasaray Lisesi'nde matematik öğretmenliği, 1933 yılında İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi'nde profesör yardımcısı (Doçent adayı) olmuştur. Doktorasını 1938 yılında Almanya'da Clölting Üniversitesi'nde tamamladı. Daha sonra İstanbul Üniversitesi'ne dönen ARF. 1943'de profesör. 1955'de Ordinaryüs Profesör oldu. 1964-1965 yılları arasında Fransa'da bulunan Prineiton'dakı Yüksek Araştırma Enstitüsü'nde konuk öğretim üyesi olarak görev yaptı.
1938 yılından ben Cahit ARF cebir, sayılar teorisi, elastisite teorisi, analiz, geometri ve mühendislik matematiği gibi çok çeşitli alanlarda yaptığı çalışmalarla matematiğe temel katkılarda bulunmuş, yapısal ve kalıcı sonuçlar elde etmiştir.
Bütün Türk matematikçilerine dolaylı veya dolaysız bir şekilde esin kaynağı olmuş, yaptığı uyarılar ve verdiği fikirlerle çevresindeki tüm matematikçilerin ufuklarını genişletmiş ve çalışmalarını yeni bir bakış açısıyla yönlendirmelerini saklamıştır.
Cahit ARF'ın ilk çalışması, 1939 yılında Almanya'nın ünlü bir matematik dergisi olan Crelle Journal Dergisi'nde yayınlanmıştır. Cahit ARF çözülebilen cebirsel denklemlerin bir listesini yapmak amacıyla Göttingen'de ünlü matematikçi Hasse'nin doktora öğrencisi oldu. Hasse'nin önerisiyle özel hallerle problemini çözdü. Cahit ARF bu çalışmasıyla sayılar teorisinde çok özel bir yeri olan lokal cisimlerde dallanma teorisine çok öneli yapısal bir katkıda bulunmuştur. Burada bulduğu sonuçlardan bir bölümü dünya matematik literatüründe "Hasse-Arf teoremi" olarak geçmektedir.

Bundan sonra uğraştığı problem, matematikte "kuadratik formlar" olarak bilinen konudadır. Uzayda konisel yüzey denklemleri buna basit bir örnek olarak gösterilebilir. Bu konudaki temel problem, kuadratik formların bir takım invariantlar, yani değişmezler yardımıyla sınıflandırılmasıdır. Bu sınıflandırma Witt adında ünlü bir Alman matematikçi tarafından karakteristiği ikiden farklı olan cisimler için 1937'de yapılmıştır. Karakteristik iki olunca problem çok daha zorlaşıyor ve Witt'in yöntemi uygulanamıyordu. Cahit ARF bu problemle uğraştığı ve karakteristiği iki olan cisimler üzerindeki kuadratik formları çok iyi bir biçimde sınıflandırdı. Bunların invariantlarını, yani değişmezlerini inşa etti. Bu invariantlar dünya literatüründe "Arf İnvariantlan" olarak geçmektedir. Bu çalışması 1944 yılında Crelle dergisinde yayınlandı ve Cahit ARF'ı dünyaya tanıttı.
1945'lere gelindiğinde düzlem bir eğrinin herhangi bir kolundaki çok kat noktaların çok katlılıklarının yalnız aritmetiğe ait bir yöntem ile nasıl hesaplanacağı iyi bilinmekteydi. Düzlem halde algoritmanın başladığı sayılar eğri kolunun parametreli denklemlerinden bilinen bir kanuna göre elde ediliyordu. Genel durumda ise böyle bir sonuç henüz bulunamamıştı. Hu sıralarda İstanbul'da Patrick du Val adında İngiliz bir matematikçi bulunuyordu. Du Val genel halde algoritmanın başladığı sayılara "karakter" adını vermiş ve eğrinin tüm geometrik özelliklen bilindiği zaman bu karakterlerin nasıl bulunacağını göstermişti. Bunun tersi de doğruydu. Bu karakter bilinirse, eğrinin çok katillik di/isi, yani geometrik özellikleri de bulunabiliyordu. Burada açık kalan problem ise bir eğrinin parametreli denklemleri verildiğinde karakterlerini bulabilmek idi. Cevap düzlem eğriler için bilinmekte, ama yüksek boyutlu uzaylarda bulunan tekil eğriler için bilinmemekte idi. Ayrıca, yüksek boyutlu bir uzayda tanımlanmış bir tekil eğrinin çok katillik özelliklerini, yani geometrik özelliklerini bozmadan en düşük kaç boyutlu uzaya sokulabileceği de bu problemle beraber düşünülen bir soru idi. Bu çeşit sorular matematiksel bakış açısının temel problemi olan sınıflandırma probleminin eğrilere uygulanması bakımından son derece önemli ve zor sorulardı. Cahit ARF bu problemi 1945'de tamamıyla çözmüş ve tek boyutlu tekil cebirsel kolların sınıflandırılması problemini kapatmıştır. Bu sonucun zorluğu hakkında fikir elde edebilmek için düzgün varyetelerin sınıflandırılması probleminin bugüne kadar yalnız 1. 2 ve kısmen 3 boyutlu varyeteler için çözüldüğünü tekilliklerinin sınıflandırılması probleminin ise l boyutlu varyeteler, eğriler için Cahit ARF tarafından çözüldüğünü göz önüne almak gerekir. Cahit ARF bu problemi çözerken önemini gözlediği ve problemin çözümünde en önemli rolü oynadığını farkettiği bazı halkalara "karakteristik halka" adını vermiş ve daha sonra gelen yabancı araştırmacılar bu halkalara "Arf halkaları" ve bunların kapanışlarına "Arf kapanışları" adını vermişlerdir. Cahit ARF'ın bu çalışması 1949'da Proceedings of London Mathematical Society dergisinde yayınlanmıştır.
Cahit ARF'ın 1940'lı yıllarda yaptığı bu çalışmaların günümüzde hala kullanılıyor olması, onun kalıcılığını ispatlamıştır.
Cahit ARF'ı ilk tanıyan bir kişi onun sadece matematiğe ilgi duyan bir insan olduğu izlenimini edinebilirdi. Cahit ARF için. matematik her şeyin üzerinde ve ötesindeydi. Ancak, onun TÜBİTAK'ın kurulmasında ve gelişmesinde gösterdiği çabayı ve özeni bilenler Cahit ARF'ın öyle içine kapanık, matematikle uğraşan dış dünyayla ilgilenmeyen bir kişi olmadığını bilirler. Mühendisliğin günlük hayattan doğan problemlerine her zaman ilgi gösterirdi. Ama, bu probleme mutlaka matematiksel bir model bulmaya da çalışırdı. Hele bir de pratikten gelen problemi matematik olarak çözüme kavuşturursa pek keyiflenirdi. Mustafa İNAN'la böyle bir işbirliği yapmış ve İNAN'ın köprülerde gözlemleyip, araştırdığı bir sorunun matematiksel kesin çözümünü vermiştir. Bu çalışmaları Cahit ARF'a İnönü Ödülünü kazandırmıştır.
Üniversitede rektörlük, dekanlık gibi idari görevler almaktan kaçınmıştır. Araştırmacıların bu gibi görevlerden uzak durmaları gerektiği görüşündeydi. Ama uzun yıllar TÜBİTAK Bilim Kurulu Başkanlığını da özveriyle yürütmüştür.
Ortadoğu Teknik Üniversitesi'nde bulunduğu yıllarda yeni ve farklı bir üniversite modelinin ve kültürünün ortaya çıkması için çaba göstermiştir. Akademik dünyanın yapay hiyerarşik ayrımlarıyla alay etmiştir. Genç öğretim üyeleri ve öğrencilerle çok güzel, yararlı ve keyifli bir diyalog içindeydi. Her zaman üniversite içi çekişmelerden ve politikadan özenle uzak durduğu halde. ODTÜ sistemi tehlikeye düştüğünde duyarlı ve sorumlu bir bilim adamı olarak kendini bir mücadelenin içine atmaktan çekinmemiştir. Bu onurlu mücadelede bile matematiğin aksiyomatik yaklaşımını kimseye fark ettirmeden kullanmıştır.
Cahit ARF 1948'de İnönü Ödülü, 1974'de TÜBİTAK Bilim Ödülü, 1980'de İTÜ ve KTÜ Onur Doktorası, 1981'de de ODTÜ Onur Doktorasını aldı, genç yaşta Mainz Akademisi Muhabir üyeliğine seçildi ve Türkiye Bilimler Akademisi Onur Üyesi olmuştur.
Cahit ARF matematikte kalıcı izler bırakarak 26 Aralık 1997'de aramızdan ayrılmıştır. Türkiye'de ve dünyada her zaman hatırlanacaktır.

ULAKBİM
TÜBİTAK'a bağlı olarak l Haziran 1996'da Ulusal Bilgi Merkezi (ULAKBİM) açılmıştır.
ULAKBİM'in Kuruluş Yönetmeliği'nde merkezin temel amacı:
" Eğitim ve araştırma-geliştirme yapan kişi ve kuruluşlar (ulusal invasyon merkezleri) arasında Türkiye çapında bir etkileşimli iletişini ortamı sağlamak ve benzer amaçlı yurtdışı ağlarla da bağlantısı olacak, bu ağ üzerinden eğitim ve araştırma ortamının birikimim yansıtan bilgi kaynaklarına erişim olanağı sunmaktır." şeklinde tanımlanmaktadır.
ULAKBİM'in temel iki bileşeni vardır,
ULAKNET (Ulusal Akademik Ağ): Ülke çapında tüm üniversite ve araştırma-geliştirme kuruluşlarını birbirine bağlayan hızlı bir ulusal akademik ağ kurarak 29 Nisan 1997'den itibaren işletmeye başlamıştır.
CAHİT ARF BİLGİ MFRKF-Zİ: TÜBİTAK-ULAKBİM bünyesinde Cahit ARF Bilgi Merkezi'nin, uzun dönemde, ağ üzerinde
bilgi ve içeriğin oluşturulması ve paylaşılması için doğrudan etkinlik göstermekledir.
Daha önceleri Ulusal Bilgi Merkezi (UBİM) olarak tanınan Cahit ARF Bilgi Merkezi'nin adı 26 Aralık 1997'de kaybettiğimiz ünlü matematikçi Cahit ARF'ın anısına yeniden belirlenmiştir ve 11 Şubat 1998'de açılışı yapılmıştır.
İlgilenen okuyucularımız ULAKBİM Web Sayfası (http://www.ulakbini.gov.tr) aracılığıyla Ankara Süreli Yayınlar Topluluğu'na erişebilirler.
Bu kataloga daha sonra diğer üniversitelerde bulunan süreli yayın bilgileri de eklenecektir.




Jale İnan


1 Şubat 1914'te İstanbul'da doğdu. 1934'te Arkeoloji eğitimi için Alexander von Humbolt'un ilk bursiyerlerinden biriolarak Berlin'e gitti. Bir yıl sonra Türk devletinin bursunu alarak 1943 yılında "Kunstgeschichtliche Untersuchung der Opferhandlung auf römischen Münzen (Roma Sikkeleri Üzerinde Kurban Merasiminin Sanat Tarihi Açısından İncelenmesi) konulu teziyle ünlü bilimadamı Gerhard Rodenwalt'ın yanında doktorasını tamamladı.

İstanbul Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi'nin 1946 yılında eğitime başlayan Klasik Arkeoloji Kürsüsü'nün kuruluşu sırasında Arif Müfit Mansel'in asistanı olarak büyük emeklei geçti. Aynı yılbaşlayan Perge ve Side antik kentleri kazalarına A.Müfit Mansel ile birlikte katıldı, Onun ölümünden sonra çalışmaları kesintisizsürdürdü. Bu arada Side'deki bir antik hamamın müze binası olarak onarılması ve hizmete girmesini sağladı. Side ve Perge kazıları dışında, Kremna ve Lyrbe-Seleukeia kurtarma kazılarını da gerçekleştirdi.

Öğrenciliğinden başlayarak büyük ilgi duyduğu antik heykeltraşlıksanatı üzerine önemli eserler verdi. Bu konudaki ilk kitabı Antalya Bölgesi Roma Devri Portreleri, 1965 yılında TTK tarafından Türkçe-Almanca olarak basıldı. Daha sonra aynı alanda; E.Alföldi-Rosenbaum ile birlikte 1966'da British Academy tarafından Roma and Early Byzantine Portrait Sculpture in Asia Minor", 1979'da Alman Arkeoloji Enstitüsü'nce Römische und Frühbyzantinische Portratplastik aus der Türkei (Neu Funde) adlı çalışmaları yayınlandı. 1975 yılında TTK tarafından Türkçe-İngilizce olarak yayınlanan Side'nin Roma Devri Heykeltraşlığı adlı çalışmasıyla side Müzesi'nde bulunan, genellikle antik heykellerin Roma Devri kopyalarında oluşan eserleryardımıyla onların orijinallerine ait birçok bilimsel sorunu çözdü. Ayrıca bazı heykeller hakkında arkeoloji dünyasındaki iki yüzyıldan fazla süren önemli tartışmalara son vermiş oldu.

Side'de Apollon Tapınağının kazı ve onarım çalışmalarını sürdürerek Türkiye arkeolojisine önemli bir restorasyon projesini kazandırmış oldu. 75.doğum yıldönümü için dostları-meslektaşları ve öğrencilerinin kendisine armağan ettiği makalelerden oluşan Festschrift für Jale İnan-Armağanı Arkeoloji ve Sanat Yayınları tarfından 1989 yılında iki cilt halinde yayınlandı.

1967 yılında Amerika'da, üstün sanat kalitesi gösteren büyük bir bronz heykel gurubu ortaya çıktığında, bu heykellerin Anadolu'nun güney-batısında yapılan kaçak bir kazıdan çıktığı ancak buluntu yerinin kesin bilinmediği öne sürülmüştür. Prof. Jale İnan 1973 yılından itibaren konuyla yakından ilgilenmiş ve bu heykellerin buluntu yerinin Boubon Kenti olduğunu yerinde yaptığı kazılarla ispat etmiştir. Konu ile ilgili görüşleri 1994 yılında Arkeoloji ve Sanat yayınları'nca çıkarılan Boubon Sebasteionu ve heykelleri üzerine Son Araştırmalar adlı kitabında yer almaktadır.

1972-1979 yılları arasında Antalya İli Manavgat İlçesi sınırlarında Lyrbe-Seleukeia antik kentinde yaptığı kurtarma kazıları sonunda elde edilen bulgular Arkeoloji ve Sanat Yayınları'nca kitap olarak bir araya getirilmiştir.

Sevgili Hocamız 21 Şubat 2001 de aramızdan ayrılmıştır.






Türk Biyoloji Dünyası Prof. Dr. Semahat Geldiay


TÜBA Şeref Üyeliği ve TÜBİTAK Bilim Ödülü sahibi, Böcek Endokrinolojisi alanında uluslararası bilim çevrelerinde saygın yeri olan, değerli hocamız Sayın Prof. Dr. Semahat Geldiay'ı, 27 Şubat 2002'de sonsuzluğa uğurladık. Şükran duygularıyla, saygıyla ve rahmetle andığımız hocamız, Zooloji Profesörü Remzi Geldiay'ın eşidir. Özenle yetiştirdiği çocukları Beril ile Vedat'ın anneleridir.

1923'te İzmir'de doğan Prof. Dr. Semahat Geldiay, ilk ve orta öğrenimini tamamladıktan sonra İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Tabii İlimler Bölümü'nü 1946'da bitirdi. Doktora çalışmasını Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Zooloji Kürsüsü'nde 1954'te tamamladı. Doktora sonrası eğitimine New York'ta Columbia Üniversitesi Zooloji Bölümü'nde devam etti. Yurda döndükten sonra 1961 yılında Ege Üniversitesi Fen Fakültesi'ne naklen atandı, aynı yıl doçent oldu ve burada 1967'de profesörlüğe yükseldi. O yıllarda kuruluşunu yaşayan Tabii İlimler Bölümü'nün Genel Zooloji Kürsüsü'nde temel dersleri yürütmüş ve laboratuvarları kurma çabaları vermiştir. Fen Fakültesi'nin gelişme aşamalarında yönetim sorumlulukları da alarak Kürsü Başkanlığı, Bölüm Başkanlığı, Senato Üyeliği ve Dekan Yardımcılığı dönemlerinde öğretim programlarının temelleri oluşturulmuştur. Hakkaniyete, adalete, yasa ve yönetmeliklere uyulmasına önem veren, olayları ve kişileri olduğu gibi kabul eden, sabırla dinleyen, sorunlara hoşgörüyle yaklaşan ve sesini yükseltmeden çözüm getiren bir yönetici olmuştur. Bilimin evrenselliğine inanan hocamız, doktora öğrencilerinin tümüne yurdışı burslar ve seçkin araştırma laboratuvarlarında çalışma olanağı sağlamak için özel çaba harcamıştır. Bilgi, beceri ve görgülerinin artmasını, ufuklarının genişlemesini, dünyaya açılmalarını istemiştir. Kütüphane ve laboratuvar olanaklarıyla o yıllarda Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Genel Zooloji Kürsüsü'nde çağdaş düzeyde gelişmiş bir araştırma ve eğitim kurumu oluşturmuştur.

Prof. Dr. Semahat Geldiay, nörosekresyon çalışmalarında evrensel boyuttaki öncülerin hemen arkasından gelen kuşakta yer almıştır. Prof. Dr. Selahattin Okay'ın yönetiminde tamamladığı doktora çalışmasında, nörosekresyon hücrelerinin böcek beyninde dağılışı, tipleri ve salınma yerlerini araştırmış, nörosekresyon hücrelerinin merkezi sinir sisteminin diğer bölgelerinde de olduğunu göstermiştir.

1957- 1959 yılları arasında Columbia Üniversitesi, Böcek Fizyolojisi Laboratuvarı'nda Dr. E.S. Hodgson ile çalışan Prof. Dr. Geldiay, nörosekresyonun hayvan davranışını kontrol ettiğini ortaya koymuştur. Nörosekresyonun sinir sistemi ile ilişkilerini çalışarak, nörohormon depolayan organlardan bir elektrik şoku veya hiperaktivite ile hormonların aniden kana verildiğini deneysel olarak göstermiştir. Alanında ilk olan bu deneyler, omurgasız ve omurgalılarda hormon salgılanmasının kontroluyla ilişkili olarak, çeşitli dillerde yazılmış temel ders ve başvuru kitaplarında daima yer almaktadır. İzleyen çalışmalarında, nörosekresyonun çoğalma ve özellikle yumurtaların olgunlaşması üzerindeki doğrudan rolünü deneysel olarak göstermiştir. Nörosekresyon hücrelerinin aktivitelerinin kontrolünde etkili olan çeşitli çevresel faktörlerden özellikle fotoperiyodun önemini, otoradyografi yöntemiyle ortaya koymuştur.

1970'li yıllar bilim dünyasında elektron mikroskobunun biyolojide yaygın şekilde kullanılmaya başladığı dönem olmuştur. Prof. Dr. Semahat Geldiay 1971- 1972 yıllarında, Fulbright ve Amerikalı Üniversiteli Kadınlar Derneği'nin araştırma burslarını kazanarak, Washington Üniversitesi, Seattle, Zooloji Bölümü'nde Dr. J.S. Edwards ile birlikte elektron mikroskobuyla çalışmıştır. Böcek beyin nörosekresyon hücrelerinde hormon sentezi ile salınma mekanizmalarını araştırmıştır. Serebnal Nörohemal Organ olarak isimlendirilen, hem böcek endokrinolojisi hem de filogeni açısından önemli olan, nörohormonların doğrudan beyinden salındığı yerleri göstermiştir. Böcek endokrinolojisi alanındaki bilgilerin birikiminde önemli bir gelişme basamağını oluşturan bu çalışmaya, çeşitli dergi ve kitaplarda çok sayıda atıf yapılmıştır. Prof. Dr. Semahat Geldiay, tüm bu çalışmalarıyla 1975 yılında TÜBİTAK Bilim Ödülü ile onurlandırılmıştır.

1975-1980 yılları arasında Dr. S. Karaçalı ile birlikte, NATO projesi desteği ile serebnal nörohemal bölgeyi diğer böceklerde de araştırmıştır. Bu projeden sağlanan önemli bir destekle Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü'ne bir transmisyon elektron mikroskobu kazandırmıştır ve laboratuvarının kurulmasını sağlamıştır. Proje sonuçları ve ilişkili çalışmalar uluslararası seçkin dergilerde yayınlanmıştır. Böyle bir laboratuvarın kurulmasıyla hem bölüm içinde hem de İzmir'deki üniversiteler ile araştırma enstitülerinde çok sayıda doktora ve doçentlik çalışmalarıyla özgün araştırmaların yapılmasına olanak hazırlanmıştır.

İnce yapı çalışmalarına ek olarak, böcek hormonlarının böcek kontrolünde kullanılması konusunda Türkiye'de yapılan çalışmalara da öncülük etmiştir. Bu çalışmalar Dr. S. Karaçalı, Dr. N. Akyurtlaklı ve Dr. Ö. Deveci ile birlikte, iki TÜBİTAK Projesi ile desteklenmiştir. Son olarak, 1987- 1990 yıllarında, AID tarafından desteklenen bir projede, Montana State Üniversitesi'nden Dr. S.N. Visscher ile birlikte çalışarak, henüz dikkatleri yeni yeni çekmeğe başlayan bir alanda -böceklerin besinlerle aldığı bitki büyüme regülatörlerinin böcek kontrolünde kullanılabileceği konusundaki- çalışmalara öncülük etmiştir.

Prof. Dr. Semahat Geldiay'ın 1949 yılında Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Zooloji Kürsüsü'nde başlayan akademik yaşamı, 1990'da Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü'nde yaş haddinden emekli olduğu güne kadar aralıksız, bilime önemli katkılarla sürmüştür. Onun yönetiminde, 17 yüksek lisans tezi ile 9 doktora tezi tamamlanmıştır. Seçkin dergilerin hakem listelerinde yer alarak bazılarında Türkiye'yi temsilen yürütme komisyonu üyeliği yaparak bilim çevrelerinde saygın bir yer kazanmıştır. Davet edildiği Amerika'daki Montana State, California ve Berkeley Üniversiteleri ile Kanada'da British Columsbia Üniversitesi'ni ziyaret ederek Zooloji ve Entomoloji bölümlerinde araştırmaları ile ilgili seminerler ve konferanslar vermiştir. Bilimsel araştırma coşkusunu derinden duyan, 42 yıllık hizmet sürecinin son günlerine kadar enerji ve heyecanını koruyan hocamız, başarılı çalışmaları nedeniyle 1996'da TÜBA Şeref Üyeliği ile onurlandırılmıştır. Bitmezmiş gibi görünen enerjisiyle, çalışkanlığıyla, coşkusuyla, bilimsel ve etik değerlere saygısıyla örnek bir hoca modeli oluşturmuştur. Öğrettikleri, sunduğu olanakları ve kazandırdıkları için, Prof. Dr. Semahat Geldiay'a öğrencileri minnettardır.



İhsan Ketin

Kuzey Anadolu Fayı'nı keşfeden İhsan Ketin (1914-1995)


İhsan Ketin'in 1948 yılında Geologische Rundschau dergisinde yayımladığı ve doğrultu atımlı Kuzey Anadolu Fayı'nı ilk defa gözteren haritası (haritayı daha da büyütmek için üzerine tıklayın). Aynı harita, bir yıl sonra Türkiye Jeoloji Kurumu Bülteni'nde, Almanca bilmeyen Türk jeologların yararlanması amacıyla Ketin'in tarihi makalesinin bir Türkçe tercümesiyle birlikte tekrar yayımlanmıştır. Fayın değişik taramalarla gösterilen tüm orojenik (=dağ oluşum) bölgelerini keyfi bir şekilde kestiği dikkat çekiyor. İşaretler (Zeichen): 1. Palezoik kristalin çekirdekler (Ar Bl: kenar silsilelerini ve kenar volkanlarını da içeren Arap Bloku; AN Bl:Kızılırmak-KM, Menderes-MM, Sakarya ve Konya masiflerini de içeren Anadolu Bloku; AM Ege masifi; PM Pontik altı masifi; RhD: Rodop masifi; Istr: Istranca masifi; IM: İstanbul Masifi); 2. Güney anadolu silsileleri; (Ta: Tauridler, Ir: İranidler); 3. Kuzey Anadolu silsileleri (An: Anatolidler, Po: Pontidler); 4. Eski dislokasyonlar; 5. Yeni deprem hatları ve yer değiştire yönleri; 6. Deprem merkez üsleri veya şiddetle harap olmuş yerler. Diğer kısaltmalar buraya konulmasına gerek görülmemiş olan şehir veya kasaba adlarıdır. Bu tarihi harita, yalnız Türkiye'nin değil, tüm Doğu Akdeniz'in güncel tektoniğinde devrim yapan görüşlerin ilk habercisi olmuştur.



Ekrem Akurgal

1911
2002

Ord. Prof. Dr. Ekrem Akurgal, 1911 yılında İstanbul'da doÄŸdu. 1931 yılında devlet sınavını kazanarak Almanya'da arkeoloji öğrenimi gördü. 1957 yılında Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih – CoÄŸrafya Fakültesinde ordinaryüs profesör oldu.

Ege'de Foça, Çandarlı, Erytrai ve İzmir antik kentlerini ortaya çıkarmıştır. Eski Yunan, Hitit –Hatti ve eski Anadolu uygarlıkları üzerine çeÅŸitli dillerde sayısız eseri yayınlanmıştır. Akurgal, Avrupa'da yedi akademiye üyedir ve dünyadaki pek çok bilim kuruluÅŸunun ÅŸeref üyesidir. Bordeaux Üniversitesi (1961), Atina Üniversitesi (1988), Lecce Üniversitesi (1990), Anadolu Üniversitesi (1990) kendisine ÅŸeref Doktoru sanını vermiÅŸlerdir.

Akurgal, Federal Almanya Büyük Liyakat Nişanı Yıldızlı Rütbesi (1979), Goethe Madalyası (1979), Türkiye Cumhuriyeti Kültür Bakanlığı Büyük Ödülü (1981), İtalyan Commandatore Nişanı (1987) ve Fransız Légion d'Honneuer Officier rütbesi (1990) sahibidir.

Akurgal, 2002 yılında İzmir'de öldü.



Date: 01 April 2007, Sunday Comments (0) | Add Comment




Comments (0)

Add a new comment:
Name:
E-Mail:
Your website (if you have):
Your Message:
Security Code:


Latest Entries

SİNEK KANADI VE DÜNYA
BÜLBÜL GÜL VE AŞK
ASLOLAN İDEALLERDİR
TAÅž
KÜPE TAKMAK

Latest Comments

mikail uygun: cok kötü...
 Solders: ♥ Cahile söz anlatmakta...
 Solders: Irmak kenarına çeÅŸme yapı...
 Solders: Beklemesini bilenin her ÅŸey a...
 Solders: Dönemeç Bir gündÃ...
 Solders: Serseri Yeryüzünde yaln...
 Solders: EN YAKIN Bütün insan...
 Solders: "Gençlerin aynada göremedikl...
 Solders: Kökünü ve dalını beÄŸenme...