Create a free blog, web site, photo album, guestbook, earn money, share things with your friends!
Login | Sign Up 

Solders

Gelecekten Haber Verme Aldatmacası (Fal, Kehanet, Astroloji)

Gelecekte neler olacak? Bu yıl başıma neler gelecek? Bunlar gibi onlarca soruyla ilgili olarak, insanların tarihin en eski zamanlarından bu yana birer aldatmaca olmasına rağmen başvurdukları fal ve kehanet yöntemlerinin iç yüzü nedir?

Tarihin en eski çağlarından bu yana, insanların gelecekte ne olacağını bilme merakı fal, kehanet gibi batıl arayışları canlı tutmuştur. İnsanların bir kısmı başlarına gelecek tehlikeleri önceden öğrenebilecekleri zannıyla bazen sırf meraklarını giderebilmek, bazen kendilerince önlem alabilmek, bazen de sadece eğlence adı altında fal, kehanet ve astroloji gibi batıl yöntemlere başvurmuşlardır.

Kimi insanlar bu batıl yöntemlerin Allah Katında yasaklandığını düşünmeksizin bunları zararsız bir uÄŸraşı olarak görürken, bazıları ise insanların geleceÄŸi öğrenme merakından çıkar saÄŸlamaktadırlar. Oysa bu batıl arayışların hepsi asılsızdır. Müminler “Onlar, 'tümüyle boÅŸ' ÅŸeylerden yüz çevirenlerdir.” (Müminun Suresi, 3) ayetinin hükmü gereÄŸi bu batıl inançların hiçbirine itibar etmezler. Allah’a ve yarattığı kadere imanı zayıf olan veya bilgi eksikliÄŸi bulunan bazı insanların baÅŸvurdukları falcılık, tarot kartları, ruhlarla baÄŸlantı kurduÄŸunu iddia ederek gelecekten bilgi alma gibi yöntemlerin birer aldatmaca olduÄŸunun bilincindedirler.

Fal Bakmak, Baktırmak Kuran’da Yasaklanmıştır

Falcılık, çok eski çaÄŸlardan beri çeÅŸitli kültürlerde izine rastlanan bir faaliyettir. Falın geçmiÅŸinin milattan önce 4000 yıllarına kadar uzandığını gösteren belgeler, Mısır, Çin, Babil ve Kalde’de falcılık yapıldığını ortaya koymaktadır. En eski falcılık örneklerinin ise Mezopotamya’da bulunduÄŸu tahmin edilmektedir. (Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, 12/135) Oysa Kuran’da eskiden Arapların da baÅŸvurduÄŸu bu batıl geleneÄŸe iÅŸaret edilerek fal kesin olarak yasaklanmıştır:

“Ey iman edenler, içki, kumar, dikili taÅŸlar ve fal okları ancak ÅŸeytanın iÅŸlerinden olan pisliklerdir. Öyleyse bun(lar)dan kaçının; umulur kurtuluÅŸa erersiniz.” (Maide Suresi, 90)

Yıldız Falı: Astroloji

Günümüzde en yaygın olan fal türlerinden biri yıldız falıdır. Gökyüzündeki yıldızların konumuna göre gelecekten haber verme aldatmacasına dayanan bu falın tarihi Sâbiîlere uzanır. Sâbiîler, göğü oniki burca bölmüş, tapındıkları ve heykellerini diktikleri gezegenlerin durumlarına göre, yeryüzünde meydana gelecek olayları bildireceği iddiasıyla yıldızlarla ilgili birtakım hurafeler ortaya atmışlardı. (Elmalılı M.H.Yazır, "Hak Dini Kuran Dili", VII. 5208)

Günümüze kadar ulaÅŸan bu sapkın inanç doÄŸrultusunda yıldızların insan üzerinde etkisi bulunduÄŸuna inanmak, gök cisimlerine müstakil bir güç atfedilmesine neden olacağı ve insanları giderek onları ilah edinmeye (Yüce Allah’ı tenzih ederiz) yönelteceÄŸi için Kuran ahlakı ile baÄŸdaÅŸmaz.

Bazı kişilerin yanlış bir kader anlayışına sahip olmaları, bazılarının da yıldızların geleceğe dair haber verdiğine inanmaları ahir zamanın göstergelerindendir. Peygamberimiz (sav) bir hadisinde bunu şöyle ifade etmiştir:

“Ahir zamanda ümmetim hakkında en çok endiÅŸe duyduÄŸum: yıldızlara (inanmak), kaderi yalanlamak…” (Ramuz-El Ehadis, 1/1540)

Allah’ın emir ve yasakları, hoÅŸnut olduÄŸu ahlak özellikleri Kuran’da apaçık bildirilmiÅŸken kuÅŸkusuz bu iddialarının ne denli akılsızca ve samimiyetsiz olduÄŸu ortadadır. Kuran’da büyük bir yanılgı içinde olan bu kiÅŸiler şöyle haber verilmiÅŸtir:

“Biz bunlara sırf bizi Allah’a yaklaÅŸtırsınlar diye tapıyoruz.” (Zümer Suresi, 3)

Gaybı Allah’tan BaÅŸkası Bilemez

Falcılık bir tür gayb (bilinmeyen) bilgisinden haber verme iddiasıdır. Oysa Kuran’da gaybı Allah'tan baÅŸka hiç kimsenin bilemeyeceÄŸi, peygamberlerin dahi, kendilerine izin verilmedikçe gaybdan haber veremeyecekleri açıkça bildirilmektedir. (En’am Suresi, 50)

Rabbimiz ancak razı olduÄŸu kullarına gayb bilgilerini vahyedebilir. Bu gerçek Kuran’da ÅŸu ÅŸekilde haber verilmiÅŸtir:

“O, gaybı bilendir. Kendi gaybını (görülmez bilgi hazinesini) kimseye açık tutmaz (ona muttali kılmaz.) Ancak elçileri (peygamberleri) içinde razı olduÄŸu (seçtikleri kimseler) baÅŸka. Çünkü O, bunun önüne ve arkasına izleyici (gözetleyici)ler dizer.” (Cin Suresi, 26-27)

Ayetlerde de bildirildiÄŸi üzere Allah’ın seçtiÄŸi elçiler dışında hiçbir insanın kendi başına çabalaması ya da ruhlarla baÄŸlantı kurmak için uÄŸraÅŸması o kiÅŸiyi gaybe dair bir bilgiye ulaÅŸtırmaz. İnsanlar tarafından uydurulmuÅŸ New Age gibi batıl hareketlere kapılan insanlar çevrelerinde dikkat çekebilmek veya sivrilebilmek için medyumluk, kahinlik gibi özelliklere sahip oldukları yalanının arkasına saklanırlar. Bu yolla insanları kandırmayı, onlardan saygı görebilmeyi, maddi çıkar elde etmeyi umarlar. İnsanların birkaç kağıt parçasına, taÅŸlara, kristal kürelere bakarak geleceÄŸi söyleyebilmeleri, Allah'ın dilemesi dışında, mümkün deÄŸildir.

De ki: ‘‘Göklerde ve yerde gaybı Allah’tan baÅŸka kimse bilmez. Onlar ne zaman dirileceklerinin ÅŸuuruna varmıyorlar.’’ (Neml Suresi, 65)

Kehanette Bulunmak Kuran’da Yasaklanmıştır

Günümüzde sık sık karşılaÅŸtığımız, gelecekten veya geçmiÅŸten haber verdiÄŸini iddia eden kahinler ve falcıların gaybı bilmeleri mümkün deÄŸildir. İman etmeyen cinlerle iÅŸ birliÄŸi halinde olan bu kiÅŸiler, zan ve tahminle yalan söylemektedirler. Kehanet adı verilen bu uydurmalar, Allah inancı zayıf bazı insanlar üzerinde etkili olabilmektedir. Allah’ın belirlediÄŸi kader dışında hiçbir ÅŸeyin gerçekleÅŸemeyeceÄŸini bilmeyen bu insanlar korku ve endiÅŸeye kapılmakta, kendilerince tedbir almak amacıyla akıl ve mantık dışı ÅŸeyler yaparak komik duruma düşmekte, böylece ÅŸeytanın oyununa gelmektedirler. Daha önce de belirttiÄŸimiz gibi gaybı yalnızca Yüce Allah ve O'nun dilemesiyle ilim verdiÄŸi kiÅŸiler bilebilirler. Bu nedenle falcılık ile geleceÄŸe ve geçmiÅŸe dair bilgiler edinip bunlara göre hareket etmek büyük bir sapkınlıktır.

Cinler de Gaybı Bilemezler

Bazı insanlar cinlerin gaybı bildiÄŸi yönünde yanlış bir inanışa da sahiptir. Ancak gayb konusunda cinler de tıpkı insanlar gibi Allah’ın bildirdiÄŸi dışında herhangi bir bilgiye sahip deÄŸillerdir. Gaybe dair söyledikleri ise birer zan ve tahminden ibarettir. Çünkü cinler de tıpkı insanlar gibi imtihan için yaratılmış varlıklardır. İçlerinde iman edenleri olduÄŸu gibi, inkar içinde yaÅŸayan cinler de bulunmaktadır. Kuran’da kesin olarak bildirilen önemli bir gerçek ise cinlerin gaybı bilmedikleridir. Cinlerin gayb haberlerine ulaÅŸmaya çalıştıkları ancak baÅŸarılı olamadıkları ayetlerde şöyle bildirilir:

"Doğrusu biz göğü yokladık; fakat onu güçlü koruyucular ve şihablarla kaplı (doldurulmuş) bulduk. Oysa gerçekte biz, dinlemek için onun oturma yerlerinde otururduk. Ama şimdi kim dinleyecek olsa, (hemen) kendisini izleyen bir şihab bulur. Doğrusu bilmiyoruz; yeryüzünde olanlara bir kötülük mü istendi, yoksa Rableri kendileri için (doğruya iletici) bir hayır mı diledi?" (Cin Suresi, 8-10)

Cinlerin insanlara gaybtan haber vermelerinin mümkün olmadığının açık bir delili ise Sebe Suresi'nin 14. ayetinde haber verildiÄŸi üzere cinlerin Hz. Süleyman’ın ölümünden, sonradan haberdar olmalarıdır. Bu gerçek Kuran’da şöyle haber verilmiÅŸtir:

”Böylece onun (Süleyman’ın) ölümüne karar verdiÄŸimiz zaman, ölümünü, onlara, asasını yemekte olan bir aÄŸaç kurdundan baÅŸkası haber vermedi. Artık o, yere yıkılıp-düşünce, açıkca ortaya çıktı ki, ÅŸayet cinler gaybı bilmiÅŸ olsalardı böylesine aÅŸağılanıcı bir azab içinde kalıp-yaÅŸamazlardı.” (Sebe Suresi, 14)

Mümin Ancak Allah’tan Yardım Diler

Hak dine karşılık binlerce çeşit hurafeye dayalı batıl inanç vardır. Uğurlu günler, uğursuz günler, sayılar, renkler, tarihler, bazı hayvanlar, eşyalar, sözde uğur getiren taşlar, kurutulmuş otlar ve daha sayamayacağımız kadar çok yüzlerce batıl inanç...

Bunlar tüm insanlık tarihi boyunca var olmuş ve hak dinden uzaklaşıldığı dönemlerde iyice yaygınlaşmıştır. İnsanların maneviyat ihtiyaçlarını batıl inançlarla doldurmaya çalışan materyalist bir zihniyetin ürünü olan bu tür inanç ve öğretiler, hak dinin yaygınlaştığı yerde yok olmaya mahkumdur. Bu batıl inançlar günümüzde bir kısım medya tarafından da desteklenmektedir. Bunun sebebi, insanların maneviyat ihtiyaçlarının suni olarak karşılanabileceğinin ve din adı altında sunulan batıl geleneklerin din hakkında olumsuz bir kanı oluşturacağının düşünülmesi, bu sayede de insanların Kuran ahlakından büsbütün uzaklaşmasının beklenmesidir.

Sonuç: “Hak geldi, batıl yok oldu”

İnsan Allah’a kulluk etmek için yaratılmıştır. Allah kimin daha iyi ve güzel davranışlarda bulunacağını, kimin şükredeceÄŸini ve Kendi rızasına uygun yaÅŸayacağını denemek için dünyayı yaratmıştır ve her canlı için bir kader belirlemiÅŸtir. Allah’ın belirlediÄŸi kader kusursuzdur, onbinlerce kez yaÅŸansa da asla tek bir karesi bile deÄŸiÅŸmez. Kaderin kusursuzluÄŸuna raÄŸmen gelecekten haber almaya çalışmak ve bu çaba içinde asıl yaratılış amacından uzaklaÅŸmak yalnızca zaman kaybetmektir.

Allah’ın insanlar için seçip beÄŸendiÄŸi İslam ahlakı akılcıdır, aydınlıktır, insanları akla ve bilime yöneltir. Oysa batıl inançların mantıksızlığı ortadadır. İslam ahlakında yalnızca Allah’ın rızasını kazanmak vardır, ibadetler son derece açıktır, kolaydır. Ancak batıl öğreti ve uygulamalara baktığımızda birbiriyle tutarsız, akıl ve mantıktan uzak yüzlerce farklı uygulamayla karşılaşırız. Unutulmamalıdır ki Kuran ahlakının hakim olduÄŸu bir toplumda batıl yok olmaya mahkumdur. Alemlerin Rabbi olan Allah Kuran’da bu gerçeÄŸi şöyle bildirmiÅŸtir:

“Hak geldi, batıl yok oldu. Hiç şüphesiz batıl yok olucudur.” (İsra Suresi, 81)



Date: 31 March 2007, Saturday Comments (0) | Add Comment




Comments (0)

Add a new comment:
Name:
E-Mail:
Your website (if you have):
Your Message:
Security Code:


Latest Entries

SİNEK KANADI VE DÜNYA
BÜLBÜL GÜL VE AŞK
ASLOLAN İDEALLERDİR
TAÅž
KÜPE TAKMAK

Latest Comments

mikail uygun: cok kötü...
 Solders: ♥ Cahile söz anlatmakta...
 Solders: Irmak kenarına çeÅŸme yapı...
 Solders: Beklemesini bilenin her ÅŸey a...
 Solders: Dönemeç Bir gündÃ...
 Solders: Serseri Yeryüzünde yaln...
 Solders: EN YAKIN Bütün insan...
 Solders: "Gençlerin aynada göremedikl...
 Solders: Kökünü ve dalını beÄŸenme...