Create a free blog, web site, photo album, guestbook, earn money, share things with your friends!
Login | Sign Up 

Solders

MUSTAFA KEMAL ATATÜRKÜN ÇOCUKLUĞU VE EĞİTİMİ

MUSTAFA KEMAL'İN ÇOCUKLUĞU VE EĞİTİMİ

Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu ve
ilk Cumhurbaşkanı olan Mustafa Kemal. 1881 yılında Selanik'te doğmuştur.
Babası Ali Rıza Efendi, bir gümrük memurudur. Annesinin adı Zübeyde Hanım'dır.

İlkokul eğitimi için, Selanik'teki Şemsi
Efendi okuluna gitmiş, ancak babasını çok küçük yaşlarda
kaybedince okuldan ayrılmak zorunda kalmıştır. Mustafa, kız kardeşi Makbule
ve anneleri, dayıları ile birlikte, Selanik yakınlarındaki çiftlik evine yerleşmişler; yaşamı bu şekilde bir süre devam etmiştir.

Mustafa
çiftlikte çalışırken, annesi okula gitmemesinden
endişe duymaya başlamıştır. Sonra, annesinin Selanik'te bulunan kız kardeşinin
yanına giderek Askeri Rüştiyeye kaydını yaptırmıştır. Rüştiye'yi 1895
yılında bitiren Mustafa Kemal Manastır'daki Askeri İdadi'ye
girmiş ve başarılı bir şekilde bitirmiştir.
Mustafa Kemal daha sonra İstanbul'a gitmiş, 13 Mart 1899 yılında başladığı Harbiye'yi bitirdikten sonra,1902 yılında Harp Akademisine başlamış ve 11 Ocak 1905
yılında kurmay yüzbaşı rütbesiyle mezun olmuştur.

ORDU KUMANDANI OLARAK MUSTAFA KEMAL

1906 yılında Şam'a gönderilen Mustafa Kemal ve arkadaşları Şam'da
"Vatan ve Hürriyet" adında bir dernek kurmuşlardır. 1911 yılında İtalya
ile yapılan savaş esnasında, kendi isteğiyle Trablus'a gitmiş, Derne ve
Tobruk'un savunmalarında görev almıştır. Mustafa Kemal henüz Libya'da
iken başlayan Balkan Savaşında da, başarılı bir kumandan
olarak (1912 - 1914) hizmet vermiÅŸ ve savaÅŸ sonunda Sofya'ya askeri ataÅŸe
olarak atanmıştır.

Mustafa Kemal'in Sofya'da bulunduğu sırada 1. Dünya Savaşı çıkmıştır.
8 Ağustos 1915 tarihinde Anafartalar Grup Kumandanlığına getirilen Mustafa Kemal,
kritik bir zamanda Anafartalar'daki Türk kuvvetlerine kumanda etmiştir.

Bu sırada İngilizler, Fransızlarla birlikte Çanakkale Boğazı'na çıkarma yapmış,
savaş esnasında, Mustafa Kemal'in kalbinin üzerine bir şarapnel parçası
isabet etmiş ise de, göğüs cebinde bulunan saati onun hayatını
kurtarmıştır. Mustafa Kemal o anda içinde bulunduğu ruh halini üstlenmiş olduğu
büyük sorumluluğa bağlamış ve : "Aslında, bu tür bir
sorumluluğu üstlenmek hiç de kolay değildi, ancak yurdumun parçalandığını
görmektense ölmeyi tercih etmiş olmam nedeniyle, bunu gururla kabul
ettim." sözleriyle duygularını ifade etmiÅŸtir. Düşman saldırısının püskürtülmesinde Mustafa Kemal’in üstün cesareti, askeri bilgisi, yeteneÄŸi ve uzak görüşlülüğünün büyük bir rolü olmuÅŸ, genel olarak Çanakkale, özel olarak Anafartalar savunması, dünya siyasi ve askeri tarihine onun adıyla yazılmıştır.

Mustafa Kemal daha sonra Kafkaslarda ve Suriye'de hizmet etmiÅŸ ve 1918 Mondros Mütarekesi’nden hemen önce Suriye'de bulunan Yıldırım Orduları
grubunun kumandanlığına getirilmiştir. Mütarekeden (ateşkes) sonra,
İstanbul'a dönmüştür.

İSTİKLAL SAVAŞI

Mondros Mütarekesinden sonra, anlaşmayı imzalamış olan ülkeler anlaşmanın
öngördüğü koşullara uymamışlardır. Çeşitli bahaneler öne süren İtilaf Devletlerinin ( Fransa,
İngiltere ve İtalya ) Donanmaları İstanbul'a gelmiş, Adana vilayeti Fransızlar tarafından,
Urfa ile Maraş vilayetleri ise, İngilizler tarafından işgal edilmiştir. Antalya ve Konya'da
İtalyan askerleri, Merzifon ve Samsunda ise İngiliz askerleri, hemen her yerde yabancı subaylar, yetkililer ve ajanlar vardır. Yine İtilaf Devletlerinin onayıyla Yunan Ordusu'nun 15 Mayıs 1919'da
İzmir'e çıkması üzerine, Mustafa Kemal Anadolu'ya gitmeye karar vermiş ve 16 Mayıs 1919'da, "Bandırma" isimli küçük bir tekne ile İstanbul'dan ayrılmıştır. Mustafa Kemal, Anadolu'ya yapacağı bu yolculuğu esnasında düşmanlarının bu gemiyi batırmayı planladıkları konusunda uyarılmıştır. Ama o bundan korkmamış ve 19 Mayıs 1919 Pazartesi tarihinde Samsuna ulaşarak Anadolu toprağına ayak basmıştır.

İşte bu tarih, Türk İstiklal Savaşının başlangıcıdır. Mustafa Kemal bu tarihi daha sonra kendi doğum tarihi olarak da seçmiştir.

Böylece, Anadolu'da bir ulusal direniÅŸ dalgası oluÅŸmuÅŸ, DoÄŸu’da Erzurum'da da bir hareketlilik baÅŸlamıştır. Mustafa Kemal hızlı bir biçimde hareket ederek tüm organizasyonun başına
geçmiştir. 1919 yılının yazında yapılan Erzurum ve Sivas kongrelerinde ulusal bir sözleşme ile ulusal hedefler ilan edilmiştir.

İstanbul'un, İşgal kuvvetlerince işgal edilmesi üzerine, Mustafa Kemal, 23
Nisan 1920'de Türkiye Büyük Millet Meclisini açarak merkezi Ankara olan yeni ve
geçici bir hükümet kurmuştur. Mustafa Kemal aynı gün Meclis Başkanlığına getirilmiştir.
Bu sırada Yunan Ordusu da, Çerkez Ethem'in ayaklanmasından yararlanarak ve onunla işbirliği
içerisinde Bursa ve Eskişehir yönünde harekete geçmiştir. Ancak 10 Ocak 1921
tarihinde, düşman kuvvetleri Batı Cephesi Kumandanı Albay İsmet İnönü ve orduları tarafından
çok ağır bir yenilgiye uğratılmıştır. 10 Temmuz 1921 tarihinde ise, Yunan Ordusu beş tümen ile Sakarya'ya bir cephe saldırısı başlatmıştır. 23 Ağustos tarihinden 13 Eylül tarihine kadar aralıksız olarak
süren büyük Sakarya Savaşı sonrasında, Yunan Ordusu yenilmiş ve çekilmeye zorlanmıştır.
Bu savaş sonrasında, Büyük Millet Meclisi Mustafa Kemal'e Gazi ve Mareşal unvanlarını vermiştir. Düşmanlarını ülkesinden kovmaya kararlı olan Mustafa Kemal, 26 Ağustos 1922 sabahında, ordularına saldırıyı başlatma emrini vermiştir. 30 Ağustos 1922 tarihinde, tüm düşman kuvvetleri Dumlupınar'da ya öldürülmüş ya da esir edilmiş, düşman ordularının Kumandanı General Trikupis esir alınmıştır.

9 Eylül 1922 tarihinde Atatürk’ün “ORDULAR! İLK HEDEFİNİZ AKDENİZDİR, İLERİ!...” emriyle, kendilerini kovalayan ordularımızdan kaçmakta olan düşman kuvvetleri İzmir yakınlarında denize dökülmüşlerdir.

Olağanüstü askeri bir yeteneğe sahip olan Mustafa Kemal komutasındaki Türk kuvvetleri yurdu
işgal etmiş olan Müttefik kuvvetlere karşı bir İstiklal mücadelesi vermişler ve sonunda bütün cephelerde zaferler kazanmışlardır. 24 Temmuz 1923 tarihinde Lozan Antlaşmasının imzalanmasıyla, hem bu zafer hem de bu zaferin ürünü olan yeni Türk devleti tüm dünyaca tanınmıştır. Mustafa Kemal, yeni, sağlam ve dinç bir devlet kurmuştur. 29 Ekim 1923 tarihinde, yeni Türk Devletinin idare şeklinin Cumhuriyet olduğunu ilan etmiştir. Ve Mustafa Kemal, Türkiye Cumhuriyetinin ilk Cumhurbaşkanı olarak seçilmiştir


alıntıdır



Date: 09 May 2007, Wednesday Comments (0) | Add Comment




Comments (0)

Add a new comment:
Name:
E-Mail:
Your website (if you have):
Your Message:
Security Code:


Latest Entries

SİNEK KANADI VE DÜNYA
BÜLBÜL GÜL VE AŞK
ASLOLAN İDEALLERDİR
TAÅž
KÜPE TAKMAK

Latest Comments

mikail uygun: cok kötü...
 Solders: ♥ Cahile söz anlatmakta...
 Solders: Irmak kenarına çeÅŸme yapı...
 Solders: Beklemesini bilenin her ÅŸey a...
 Solders: Dönemeç Bir gündÃ...
 Solders: Serseri Yeryüzünde yaln...
 Solders: EN YAKIN Bütün insan...
 Solders: "Gençlerin aynada göremedikl...
 Solders: Kökünü ve dalını beÄŸenme...